logo

Gazeteci Uçar, yazdı…

Ayıptır söylemesi. Üstlendiğimiz gazetecilik rolünde pek övünmeyi sevmeyiz ama ara sıra Bölgemiz coğrafyası için ganimet özelliği taşıyan basın mensubu kadim dostlarımla birlikte kıymetli okurlarımız tarafından hatırlanmakta yeniden önümüzü görmek için harika bir armağan ve kılavuz olduğunu düşünüyoruz.

Gazeteciliğe neden mola verdik neden iş başı yapıyoruz. Bir kere. Çağın göbeğinde çağın gerisinde ömür tüketenlere ellerimizi arkadan kelepçeletip sessizliğe bürünmedik. Bencil amaçla seçmeni tekelleştirme bayiliği hastalığına kapılıp bu şeker eksikliğinden de vefayı yeşertemeyen aynı dalgadan yayın yapıp insanları oyalayan ve onlara yabancılaşan onarımı zor siyasi kafalar bizim için hatim indirdi yetmedi papaz çağırıp ayin yaptıkları için de geri dönmüyoruz.

Manevi güç kaynaklarımız okurlarımızdır. Bu konuda şahsıma ve kadim dostlarıma destek ve paylaşım örneği sergilemeleri bizler için gurur verici gelişmeler olmuştur. Halkımızın her alanda ki yangınına bir serçe gagası kadar su dökmeye ne kadar emek harcadığımızı ilan panosuna asmamıza gerek yok. Ancak yeni kuşakların kafalarında ki gazeteciliğimiz Bölgenin ve Beldenin hangi tarihi taleplerinde rol almaya refakat etmiştir. Varsa eğer. Kafalarında ki kuşkuların sona ermesi için hatırlatmayı uygun gördük.

Bu işe heyecan olsun diye heveslenmedik. Vadinin ve Beldenin gözü kulağı olmak için kalemleri harbi ve enerji yüklü kadim dostlarımızla birlikte merhaba dedik. Vefalı dostunuz olmak her konuda sizlerle el ele kol kola yürümek için gözü kapalı uçurumlara dalmaktan sorunlara kafa tutmaktan inadına haz aldık. Sınırsız istek ve taleplerin sesini bizleri yönetenlere duyurmak ve çağdaş geleceklere adımlar atmaları için kaygan zeminlerde kulaç salladık kürek çektik. Vadinin yığınla dertleri vardı.

Bütünü gördüğümüz sorunlarımız gökdelen kadardı.

Çözüm bekleyen düğümlü sorunlarımız vardı. Bunların üzerinde ısrarla durmaya kafa tuttuk kafa patlattık tek gözlü korsan olmadık. Bu Bölgede doğan olgunluğunu yaşayan ve sonunda da sevabımızla günahımızla yaşlılığımızı yaşayacak insanlar olarak Allahın verdiği akıl nimetine hürmet edip doyduğumuz topraklarla helalleşip ödeşmek adına enerji yüklü kalemlerimizle çalıştık kayda değer ilerlemeler de sağladık.

Bölgemizde sorunlar için şikâyet seli zinciri oluşmuştu. Bölgemizi yönlendiren iktidar siyaset kurumu vadinin her alandaki şahlanması gayreti konusunda sokaktaki insanların dahi ezbere bildiği aynı şeyleri eveleyip gevelemesinde küsmüş ve bezmişlerdi. Bilgi ve deneyimlerimiz doğrultusunda Bölgenin ortak sorunlarını irdeleyip çözüme yönelik fikir ve düşüncelerimizi bizleri yöneten muhataplarla bire bir görüşerek gelinen son noktaları kalıcı bir zemine oturtulmasını kendileri ile paylaşmıştık. İkna da ettik. Yetkililere sorunların neden çözüme ulaştırılmadığının nedenlerini Türkçe dilli kalemimizle sorduk. Bölgemizin ve Beldemizin sorunlarının gözden çıkarılmamasını sağladık.

Vadinin sadece sesini duyurmak için değil keşfettiğimiz sorunları raflardan indirterek nedenlerini araştırttık tartışmaya açtırdık açıklık kazandırdık. Bölgesini seven herkesin elini taşın altına koyması gerekir düşüncesinden yola çıkarak Magazin niteliği taşımayan Beldenin Bartın iline bağlanması eylem kozu ile gözdağı verip Havaalanı ve vadi projesinin hayata geçirilmesini sağladık. İnsanların yaşam kalitesini her alanda tepeden tırnağa hayran bırakacak şekilde değiştirecek olan Filyos vadisi projesinin raflardan indirilip gündeme alınması tek cümle ile harika bir duyumdu. Vadi projesi yüzlerce yatırımcı çeşitli iş kollarıydı. Bölgenin kurtuluşu ve şoktan çıkıp yeniden doğması demekti. Bu bağlamda hava limanının savunma bakanlığından ulaştırma bakanlığına devri ile Saltukova’nın kâr hane şıkkına kira ödenen toki alanını Belde hudutlarına dahil edilmesinde kalemlerimiz de rol oynamış oldu. Vadi konusunda enerji yüklü kalenlerimizin patlamasında bizleri desteksiz bırakmayan adam olur yüreği yemiş Belde severlere şükranlarımız arz ederken alkışlarını da boşa harcatmayan olduk.

Bizim için ölü eşek yatırımı olan toplu konutlarla yine yüzlerce insanı sıcak yuva sahibi olmalarına vesile olduk. Yine Türkçe dilli kalemimiz köy statüsünde ki kokak su adlı yerleşkenin saltukova Beldesi ve Belediyesi olması için enerji patlaması yapmış ve pay sahibidir. Benim Ülke Bölge ve Belde milliyetçiliğimi yargılayan gazeteciliğimi sorgulayan akıl astarı yıpranmış, kiralık ya da pazarlanmış ikinci el akıllarını birinci el akılla takas etme özürlülüğü çeken beni hep güldüren seçim dönemlerinin bıldırcın ve keklikleri. Beldelerin başkenti olan Beldenin ömrünü çalmaktan sabıkalı siyasi yankesiciler. Şimdi sizin bu günahlarınızı bizim yedi sülalemize yetecek kadar sevaplarımızdan düşelim mi?

Dişe takılır akıl mı şimdi bu. İtlerin üremesi erdemli insanlara zarar vermezmiş. Bize kötü sözler gelirse. Bu bizim tam mükemmelliğimizi gösterir. Uzman önerisi. Anlayana sivrisinek saz… Anlamayana zaten dibine kadar soksan az. Gülmeye gerek yok. Hi Hi Hi deyin yeter. Demek ki bizler hür ve sansür edilemeyen kalemler olarak gazetecilik mesleğini beyefendiler bozulmasın diye yapmamışız. Derdimiz hep Bölgemiz ve Beldemiz oldu. Hiçbir zaman birilerini parlatıp altın vuruşlar yapmak için onlarla aynı karede poz verip yüzme havuzlu köşk anahtarı kapıp havuz partisi düzenleme düşüncesinde olmadık. Tüm yazıp çizdiklerimiz Bölge ve Belde adına olduğu ortadadır. Kuyruklarına takılıp be bunu yazmayayım şimdi fırça yeriz tavrında olmadık.

Yazılmaz deyeni yazdık. Söylenmeyeni söyleyip gerçekleri yazıp hakikatları yazıp savunduk ve birileri bizi savunsun diye de aramadık aynı çizgide yürümeye de devam edeceğiz. Biz Bölgede ve Beldede nedensiz kulak burgulamayız..

Share
479 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

Gazeteci Uçar, yazdı…” için 1 yorum

  1. Yazılan bu manidar köşe yorumunu okudum, düşündüm, tekrar okudum ve çok güzel ve zamane uygun ve yerinde olduğunu keşfettim. Değerli arkadaşım Taşkın Uçar Ağzına, diline, aklına sağlık. devamını diler. Yeni günde ve yeni zamanda yeni yorumlarınızı bekler, sağlıklar dilerim.