logo

ÇTSO Başkanı Kamitoğlu Vadi Türk’e konuştu…

Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zekayi Kamitoğlu, Filyos projesine ilişkin Vadi Türk’e verdiği röportajda, “içinde bulundurduğu 597 hektar endüstri bölgesinde katma değer ürünlerin üretildiği, arkasında 1166 hektar serbest bölge ve 620 hektarda serbest bölge genişleme alanının olduğu bir proje”  olduğunu söyledi.

Kamitoğlu, yaptığı açıklamada, böyle bir projenin bölge insanını oldukça heyecanlandırıp beklentiye soktuğunu belirtti.

Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’na seçilmeden önce iş yoğunluğunun ve iş potansiyelinin çok yüksek olması ve yaklaşık 150 kişiyle 4 bin noktaya hizmet götürdüklerini ifade eden Kamitoğlu, şöyle konuştu:

“İş yoğunluğumuzun ve iş potansiyelimizin çok yüksek olması, yaklaşık 4 bin noktaya gitmemiz, 150 kişiye yakın çalışanımızın takip edilmesi gibi kurumsallaşmayı tamamlama çalışmalarımızdan dolayı bundan önce  hiçbir zaman siyasetin içinde bulunmadık ve ilçede de belirleyici olmadık. Ayrıca, nerede ne oluyor çok fazla takip edemedik sadece sağdan soldan kulaktan dolma bilgilerle bir Filyos projesinin olduğunu içinde bir limanın ve endüstri bölgesinin ve aynı zamanda serbest bölge barındırdığını biliyorduk. Biliyorsunuz ki Filyos Vadi Projesi 2. Sultan Abdülhamit’ten bu yana sürekli gündemde olan, her seçim atmosferinde siyasetçilerin sürekli gündeme getirdiği ama seçimden sonra üstünün örtüldüğü bir projeydi” dedi.

FİLYOS PROJESİ GÖREVE GELDİKTEN SONRA ANA GÜNDEMİMİZDE

Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’na seçilmesinin ardından yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Filyos projesini ana gündemde tuttuklarının altını çizen Kamitoğlu,

“Ama tabi bu göreve geldikten sonra ilk ana başlığımız Çaycuma’nın bir değeri ve Çaycuma’nın sınırları içinde olan Filyos Vadi Projesi oldu. Buranın kamulaştırılmasının tamamlanması aslında engellerin bir çoğunun aşıldığı anlamına geliyor. Geçtiğimiz dönemlerde de Sayın Başbakanımızın yatırımcıları çağırarak ve  giden Sayın Valimiz Çınar’ında her ortamda dile getirdiği 3 kez lansmanını yapacağı bir projeydi fakat ertelendi. Ertelenmesi bizi umutsuzluğa sevk etti. Bugün biz iktidar milletvekillerimizle yine ana başlığımız Filyos vadi projesinin ne aşamada olduğu ve bununla ilgili neler yapabileceğimiz. Ayrıca vekillerimizden aldığımız bilgi, İl Ticaret Odası Başkanları ve 3 tane İl valisi ile Sanayi Bakanı Mustafa Varank’ın ziyaretine gittiklerini ve orada da bu konuyu gündeme getirip oradan çok büyük umutlarla ayrıldıklarını söylediler” dedi.

YERLİ OTOMOBİL BÜYÜK BEKLENTİMİZ  

Hükümetin ana gündeminde olan yerli otomobil üretiminin bu alana kaydırılmasında büyük beklentileri olduklarını anlatan Kamitoğlu:

“Şu an çok yeni olan önemli iki tane firmanın oraya talip olduğunu ve tabi şu anda ülkemizin ekonomik sıkıntı da olması dolayısıyla projenin ertelenip daha fazla sarpa saracağı konusunda bir takım çekincelerimiz de var. Ama milletvekillerimiz Sanayi Bakanlığının ve özellikle Cumhurbaşkanımızın bu projeye çok önem gösterdiklerini ve şuan dünyada önemli bir yere sahip olan bu iki firmanın talip olmasıyla birlikte projenin ileriye taşınacağı konusunda kaygılarının olmadığını söylediler. Bu da bizim için önemli bir gelişmedir aslında. Bir umut ışığı doğuyor.Akabinde yerli otomotiv gündemde olmasından dolayı bir çok il buraya talip ama sanki Karasu ile Filyos bölgesinin olduğu alanda konuşlanacak gibi bir takım duyumlar alıyoruz. O da bizim için bir umut ışığı çünkü yerli otomotiv sürekli iktidarın dilinde olan ve gündemde kalan bir proje. Bu iki firmayla bir uzlaşma sağlanmayacaksa belki bunun önündeki engel yerli otomotivin buraya taşınması anlamında da olabilir. Bu konudada çok büyük beklentilerimiz var. Biz bölgedeki ticaret odası başkanları olarak bu projeyi çok önemsiyoruz. Özellikle Bartın Ticaret Odası Başkanı ve her ne kadar yoğunluğundan dolayı bir araya gelemesek de Karabük Ticaret Odası Başkanı da aynı şekilde bu projeyi önemseyip değer veriyorlar.”

BU PROJE MİLLİ PROJEMİZ

Ben bulunduğum her platformda milletvekillerine,bürokratlara ve iktidardaki toplantılarda da  bu projenin sadece Çaycuma’nın projesi olarak algılandığını Zonguldak sahilinde bir pencere açarak ulaşımda sağlayarak hem aynı zamanda havalimanını kucaklattırarak böyle bir açılımın sağlanmasının gerekliliğini söylediğimde iktidar ve muhalefet milletvekilleri de bu projenin sadece Çaycuma ve Zonguldak’ın projesi olmadığı bu projenin milli projemiz olduğunu söylüyorlar. O samimi değil bu  samimi değil deyip de insanları ötekileştirmememiz lazım. Bartın ve Karabük için çok önemli. Belki Zonguldak kamuoyu bu projeye çok önem vermiyor ya da onlara uzak geliyor olabilir ama bürokrasi için çok önemli olduğunun da farkındalar.

ZONGULDAK KABUĞUNDAN ÇIKMALI

Zonguldak yerlisinin şehirden çıkmamak  ve kabuklarının içinden çıkmamak gibi bir duraksamalarının olduğuna vurgu yapan Kamitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu da Zonguldak’ın üç tarafının dağlarla çevrili olup bir tarafının deniz olmasından dolayı sanki oranın arkadasın da bir şey yokmuş gibi görmelerine bağlıyorum. Oraya bir pencere açılması gerekiyor. Bu pencereye Sapca yoluyla o görüntüyü vermemiz için sahil yolunun olması gerekiyor. Sahil yolunun da fiziki şartlarının çok ağır olduğundan dolayı oradaki yol inşaatı çok yavaş ilerliyor. Bu şartlarda projesinin ve Kilimli bağlantısının alt yapısının yapılmış olması bile çok büyük bir başarı. Bunun devamının da hızlı bir şekilde olması gerekiyor ki Zonguldak artık olduğu yerden baktığı zaman bir Filyos liman ve havalimanı projesinin olduğunu görebilsin. Ayrıca havalimanımızın daha hareketli olabilmesi için toplu taşımaya önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Buda “metro” projesiyle” hayata geçirilebilir. Aynı zamanda Zonguldak ve Ereğli bağlantısı yapıldığında hem Ereğli hem Zonguldak havalimanı ve Filyos Vadi Projesine bağlanmış oluruz. Maliyet olarak ta çok daha ekonomik olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda Sapça ve Yakademirciler’den gelen yolun iyileştirilmesiyle birlikte havalimanı ve Filyos endüstri bölgesine Zonguldak arası ulaşım  20 kilometre daha yakın olacaktır.

SONU HEZEYANLA BİTEN HAVALİMANI İÇ HAT SEFERLERİ

Çünkü biliyorsunuz bizim havalimanımızda geçtiğimiz dönemlerde iç hatlara açılmasına rağmen hem havalimanının fiziki şartlarının uygun olmamasından hem de gerekli yolcu kapasitesine ulaşılmadığından sonu hezeyanla bitti. O gün havalimanı hakkında geçmişteki hataların tekrar yapılmamasını eğer iç hatlara tekrar sefer düzenlenecekse seferlerin Sabiha Gökçen Havalimanı’na değil de Atatürk Havalimanına düzenlemesinin gerektiğini de konuştuk. Çünkü Atatürk Havalimanından da hem dünyaya hem de diğer illerimize çok daha rahat uçulabiliyor.

ZONGULDAK HAVALİMANI BARTIN İÇİN ÇOK DAHA AVANTAJLI

Şu an ki kilometreye baktığımız zaman havalimanı Bartın için çok daha avantajlı. Karabük’te havalimanını çok önemsiyor. Havalimanın Bartın üzerinden bir ara yolla bağlanarak Karabük’ü de kucaklayabilir. Havalimanı konusunda hepimizin de bildiği gibi önemli olan “ILS” cihazları getirttirildi. 4-5 aydır bekliyor. Teknik heyet gelip değişikliklerini yapıyor. Geçenlerde basında havalimanıyla alakalı bir takım olumsuzluklar bildirilmiş. Bu konuyla ilgili sayın Kaymakamımızda gerekli açıklamayı yaptı. Bizim “ILS” cihazının montajının yapılması ile ilgili hiç bir engelimiz yok. Tel örgüyle alakalımız var. Oraya bir kompozit yapılmasının gerektiği söylendi biz onu ikna ettik çünkü kompozit yapıldığı zaman 7 yüz milyon gibi çok büyük bir bütçe lazım eğer böyle bir şey olursa oranın Aires cihazlarının montaj edilmesi ile ilgili bir handikap olabilir fakat biz gerekli yetkilileri ikna ettik. Burada tel örgü ile bunu çözeceğiz ve burada bir sıkıntı kalmayacak.

ESAS SIKINTI PİSTİN UZATILMASI

Sıkıntı, 630 metre pistin uzatılması ile ilgili. Pist uzatıldığında 300 yolcu kapasiteli büyük gövdeli uçakların buraya rahatlıkla girmesi lazım. Şu an bunun bir aciliyeti olmadığını söylediler. Tabi bölge genişlediği zaman büyük uçakların buraya iniş yapabilmesi için havalimanımıza ihtiyacımız olacak. Çünkü yolcu kapasitesi artacak burada. Ama en azından şuan ki mevcut pist uzunluğuyla ve Aires cihazlarının montajıyla birlikte 150 kişilik uçakların çok rahtlıkla inip kalkabileceği bir havalimanımız olacak. Bu konuyla alakalı da çok ciddi anlamada bir mesafe kaydedildi. Zannedersem 3.Havalimanı ile ilgili çok yoğun bir çalışma var oraya odaklanılıyor. Yapılan konuşmalardan biraz da onun engellediğini düşünüyorum. Akabinde çok rahat bir şekilde hayata geçeceğini düşünüyorum. Belki bir handikapta olabilir. Biliyorsunuz bölgemiz göç veren bir bölge ve ciddi bir anlamda da okullar tatil olduğunda gurbetçi kardeşlerimizle özellikle 4’üncü aydan sonra yolcu trafiği çok fazla hareketleniyor.

YURT İÇİ SEFERLERİ YİNE BAŞLAYACAK

Zaten şu an da 4’üncu aya kadar 5 aylık bir zaman var elimizde. Bu zaman diliminde sorunun çözüleceği çok net gözüküyor. Bu sorunun çözülmesiyle birlikte en erken 4’üncü ayda uçak seferlerinin başlaması taraftarıyız. Daha önceki hataya düşmemiz gerekiyor. Daha önce sonbahar ve ilkbahar ayları arasında Karadeniz’e seferler düzenlenmiş ve biz bunu doğru değerlendirememişiz. Aynı hatayı bu sefer kendi iç hatlarımızda yapmamamız gerektiğini düşünüyorum ki zaten ortak görüşte buydu. Bu anlamda da çok umutluyuz.

ODAKLANMAMIZ GEREKEN SALTUKOVA HAVALİMANIDIR

Havalimanın taşınmasına ilişkin kamuoyunda ve basında çıkan haberlere açıklık getiren Kamitoğlu, “Odaklanılması gereken yer mevcut havalimanıdır. Bunu net bir şekilde ifade etmek lazım. Bunu daha önce basından dinledim ve Sayın Toptan’ın ağzıyla konuşuldu. Köksal Toptan ile iki defa toplantı yaptık. Toptan Nebioğlu ve o arsanın nerede olduğunu bilmiyor. Bu Bartın milletvekili Yılmaz Tunç’un bir söylemiydi ve ben milletvekilimizin de bu konuya çok vakıf olduğunu düşünmüyorum. Ama böyle bir şey yapılabilir mi? Yapılır yapılmaz onu bilmem. Zaman gösterir ama kamulaştırma olmadan alan belirlenmeden böyle bir şey yapılamaz. Şuan zaten mevcutta bizim bir havalimanımız var ve buranın iyileştirilmesi ile alakalı çok ciddi çalışmalar var. Bizim için önemli olan zaten şu an da Saltukova Havalimanının bir an önce aktif hale gelmesidir. Nebioğlu şu an sadece bir söylem olduğu için buraya odaklanıp vakit kaybetmememiz gerekiyor.”

MEVCUT OSB ŞUANDA ÖMRÜNÜ TÜKETMİŞ VAZİYETTE

Şu an yüzde doksanının üzerinde bir doluluk var. Hatta buna yüzden yüz diyebiliriz. Çünkü orada arsa isteyen yatırımcılara arsa tahsis edilmiyor. Sadece belli arsalar üzerinde yapılanmalar var ve hepimizin gördüğü gibi ciddi anlamda da bir yapılaşma var orada. Mevcut OSB şu an da ömrünü tüketmiş vaziyette. Ve tüm yetkililerinde ikinci bir OSB ya da mevcut OSB’nin büyütülmesi hakkında ortak bir görüşleri var. Fakat orada sıkıntı şu; hükümet şu an kamulaştırmaya ödenek ayırmıyor. Eğer işin içinde kamulaştırma var ise işimiz biraz zor gibi gözüküyor. Bu konuyla alakalı arsaları incelediğimde daha net bir cevap verebilirim. Ama bölgemizde ikinci bir OSB’ye ya da OSB’nin geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu söyleyebilirim.

NEFES KREDİSİ NEDİR?

Kamitoğlu ÇTSO tarafından üyelere kullandırılan nefes kredilerinin bazı gereklilikleri olduğunu ve bunlar yerine getirilmediği takdirde kredilerin kullandırılamadığın da açıklık getirerek, şu ifadelere yer verdi:

Nefes Kredisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği belli bir limit yatırıyor. Bundan önceki dönemde yatırmış olduğu limitin 15 katı kadar üyelerin rakamı kullanmaya hakkı oluyordu. Üst limiti 2 yüz bin lira olan bu limitin alt miktarını da biz belirliyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar birliğinin yatırmış olduğu rakamın 15 katı kadar bir risk limiti oluşuyor. O da 20-25 kişilik üyemizi kapsıyordu. Biz belli bir rakam kullanarak mesus üyelerimiz bunun yüzde 20’lik ve yüzde 50’lilik kısmını tekrar odaya borç olarak verip vermiş olduğumuz borcunda 15 katı kadar bir risk limiti elde ettik.”

YÖNETİM KURULU ÜYELERİMZİN BU KREDİLERİ KULLANDIĞI ZANNEDİLİYOR

Oda kanalıyla kredi kullandırılmasının ciddi anlamda prosedürleri olduğu bilgisini veren Kamitoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bakıldığında bizim meclis üyelerimiz ya da yönetimimizin nefes kredisini kendisine kullandığı algısı oluşabilir ama hiç bir üyemizde odaya borç vermeden bu krediyi kullanamadı. Belki bir arkadaşımızın gerçekten ihtiyacı olduğu için biz ona göz yummuş olabiliriz. Nefes kredisi 1000 üyemizden en fazla 50-60 kişiyi kapsadı. 900 üyemiz bunun dışında kaldı. Şimdilerde yine gündemde olan bir nefes kredimiz var. Bu da 10 üyemizi kapsayacak bir oranda. 50 bin lira limiti var ama daha açıklamasını yapmadık.Yine aynı formülü uygulayacağız. Bu sefer bu limitin yarısı kadar bir limiti odaya borç verecek meclis üyelerimiz. Odayla bir protokol imzaladık. Burada bizler fedakarlık yaptık aslında. Bizler faizle borçlandık bunun yarısı kadar miktarı odaya borç verdik. 18 ay sonra alacağımız bu parayı ay ay taksitler halinde 18 ay faiziyle ödeyeceğimiz için ufak tefek zararlarımız var ama çok önemli değil. Bir katma değer etkisi yaratmış olduk. 50-60 üyemizi kapsayacak şekilde bir limit oluşturdu ama şunu söylemeliyim kullanılan kredilerde çok ciddi anlamda bir yaraya merhem olmuyor.”

Share
270 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ