logo

Çalınmadık kapı, gidilmedik makam kalmadı!

Çaycuma’ya bağlı Serdaroğlu Köyü Muhtarı Seyfi Sefer, Vadi Türk Gazetesi’ne konuştu. Sefer, Serdaroğlu köyünün Çaycuma’nın en eski köyü olma özelliği taşıdığını söyledi. 2009 yılında köye muhtar olarak seçildiğini anlatan Sefer, köyde 10 yıldır muhtarlık görevini layıkıyla sürdürdüğünü belirtti. Çaycuma’nın 82 köyünde henüz olmayan birçok yatırımın Serdaroğlu köyünde bulunduğunu ifade eden Sefer,

“İlk hizmetlerimden biri Gökçehatipler ismindeki köyümüzün ismini Serdaroğlu olarak değiştirmek oldu. Çünkü köyümüz Serdaroğlu olarak biliniyordu ve köyümüze atanan öğretmen ve imam gibi memurlar köyümüzü Gökçehatipler olarak bulamıyordu. Çünkü kooperatiflerimizin ve arabalarımızın önünde de Serdaroğlu yazıyordu. Değiştirmek bir zorunluluk haline gelmişti zaten köylümüz de bunu istiyordu. Bunun için gerekli müracaatlarımızı yaptık, il meclisi üyelerimizle de tam mutabakat sağladık. Köyümüzü herkesin Serdaroğlu olarak tanıdığını ve Rahmetli Şemsi Denizer’in köyü olduğunu söyleyerek evrakları Ankara’ya gönderdik ve en sonunda büyük uğraşlar vererek köyümüzün ismini değiştirmiş olduk” dedi.

KÖYÜMÜZDE OLAN YATIRIMLAR ÖRNEK OLUYOR

Serdaroğlu köyünde bulunan yatırımların Çaycuma’da birçok köyünde bulunmadığına dikkat çeken Sefer, şöyle konuştu:

“Köyümüzde ilkokulumuz, Kur-an kurslarımız, 2  tane camimiz, sağlık evimiz, tarımsal kalkındırma kooperatifimiz ve Serdaroğlu Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneğimiz şu an faal vaziyette olan kurumlarımız. Çaycuma’da diğer köylerin ilgisiyle karşılandığını söylemeliyim. Ayrıca, 1977 yılından beri Serdaroğlu Tarımsal Kalkındırma Kooperatifimiz faaliyetini halen sürdürüyor. Merkez camimizin etrafı çok berbat vaziyetteydi. Biz göreve geldikten sonra Park Bahçe Müdürlüğüne giderek bir proje çizdirdim ve toprak çekerek bir bahçe, güzel bir şadırvan, kamelya ve bayanlar için oturacak yerler yaptırdım.”

İSTANBUL’DAN GELEN YATIRIMLARIMIZ OLDU

Köy halkıyla ime usulü köyü güzelleştirme yaşanabilir hale getirme anlamında çalışmaların yanında İstanbul’da CHP’li belediyelerden de destek istediğine değinen Sefer,

“Ondan sonraki devam eden süreçte bahçemiz için İstanbul Sişli belediyesinden bir park ve Sarıyer belediyesinden de dış mekanlar için spor aletleri aldım. İlkokulumuzun önüne de Çaycuma belediyesi çocuklarımız için park koydu. Buradan o zamanki Şişli Belediye Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül’e, Sarıyer belediyesinde çalışan ve spor aletlerinin temininde bana yardımcı olan Çaycumalı kardeşim Çoşkun Uzaldı’ya, okulumuza park koyan Sayın Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’ya ve geçmişte yine bahçemizi yaparken bize yardımcı olarak taşlarımızı veren Sayın Mithan Gülşen’e çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

SUSUZLUK KÖYÜN BAŞLICA SORUNUYDU

Muhtarlık görevine seçilmesinin ardından ilk icraatlarından birinin de köyün su sorunu olduğu bilgisini veren Sefer,

“İlk icraatlarımdan biride köyümüzde başlı başına bir sorun olan susuzluk sorunumuza çözüm getirmekti. Yumuklar mevkiinde göletimiz var oranın alt tarafına 2 adet keson su kuyusu açtım. Yumuklar mahallesinin yüzde 100, bizim köyümüzün de yüzde 80 oranında su sorununu çözdük. Bu sene en kurak senemiz olmasına rağmen Çaycuma grup suyundan ve birkaç yerden daha takviye yaparak köyümüzü susuz bırakmamaya gayret gösterdik. Genel olarak ta köyümüzün su sorununu çözmüş bulunmaktayız. Ayrıca bu uğraşta keson kuyuların borularını Mustafa Çeçen aldı. Parkın çevre düzenlemesini yaparken telleri Şaban Baş ve Rahmetli Mustafa ağabeyimiz aldı. Adem Akköçek ve Nurhan Başoğlu’da köyümüze sürekli katkıda bulunan arkadaşlarımız. Ayrıca farklı illerde ticaretle uğraşan köyümüzden vatandaşımız çok ve onlar bize çok yardımcı oluyorlar, kendilerine köylümüz adına teşekkür ediyorum.”

CAMİMİZDE BAYAN VE ERKEKLER AYNI MERDİVENİ KULLANIYORDU

Köy camilerinin köyün aynası olduğunu belirten Sefer, “Sağlık evimizin montalamasını ve engelli yerini yaptırdık. Parke yolları yaptırdım. Camiimizin tuvaletlerini dışarı aldık ve çok güzel tuvaletler yaptık camimize Bayanlar ve erkekler aynı merdivenden inip çıkıyorduk camimizin merdivenin yerini değiştirdim. Kubbeli bir camii değildi bizim camimiz eski bir camiiydi ne yapmamız gerektiğini düşününce camimize nakkaş yaptırık. Camiiz çok sade ve güzel oldu. Camii bir köyün aynasıdır.”

AMBULANS CENAZE ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Sefer, yine girişimleriyle hayır sefer Mustafa Çeçen tarafından köye kazandırılan ambulansın sigorta giderleri fazla olduğundan ambulansı cenaze aracına dönüştürdüklerini anlattı.

Gerektiğinde aracın civar köylere de hizmet ettiğini belirten Sefer, sözlerine şöyle devam etti:

“Köyümüze kapalı kasa ambulans aldım fakat sigortası çok maliyetli olduğu için kapalı kasa kamyonete dönüştürdük. Cenazelerimizi onunla taşıyoruz. Cenaze arabamızın garajını da yaptım. Sağ olsun Mustafa Çeçen ağabeyimizin teşvikiyle yaptık. Civar köylerden sadece bizim cenaze arabamız var. 1 tanesi seyyar olmak üzere 3 kişilik morg yaptık.”

KÖYÜMÜZÜN ASVALT SORUNUDA ÇÖZÜLECEK

Köyde birçok hizmete imza attığının altını çizen Sefer, “Köyümüzde asfalt yapmayı amaçladığımız 2 bin 800 ile 3 bin metre arası bir yer kaldı. Göletlerimize pikniğe ve balık tutmaya gelenler oluyor. Oraya da asfalt yaptırmak istiyoruz. Bu konuda da Kaymakam bey ve İl Özel İdaresiyle görüştüm inşallah programa aldırıp en kısa sürede orayı da yapacağız.Tolaklar köyü yolumuza da yapacağız. Üstü kapalı 220 metre karelik düğün salonu yaptım. 2010’dan beri köyümüzde kamera sistemimiz var. Şehir dışına çıktığımda bile köyümü izleyebiliyorum. Tüm bunları köylümüzün yardımıyla yaptım.”

KOOPERATİF VAR AMA FAYDALANAMIYORUZ

Köyün en büyük sorunlarından biri olan tapu sorununa henüz bir çözüm bulamadıklarını ve Tarımsal Kalkındırma Kooperatifinden hiç bir şekilde yararlanamadıklarını ileri süren Sefer,

“1977 yılından beri Serdaroğlu Tarımsal Kalkındırma Kooperatifimiz aktif halde ama biz hiç bir tarımsal alanlardan faydalanamıyoruz. Çünkü köyümüzde tapu yok. Bu en büyük sıkıntımız. 1983’te tapu kadastro geçmiş 1985’te bitmiş. Havza-i Fahmiye nedeniyle 86 yılında kalkmış bize parayla almamızı söylüyorlar. Çaycuma’nın 83 köyünden 81’inin tapusunu ücretsiz vermişler bizden ücret istiyorlar. Bize Havza-i Fahmiyenin kalkınca bize faydalanın diyebilirlerdi. Köyümüzün kuruluşu 1600’lü yıllara dayanıyor. Osmanlı tapuları olan arkadaşlarımız var. Bize tapu vermiyorlar. Ben bütün yazışmalarımı yaptım. Cumhurbaşkanlığa, Başbakanlığa, Meclis Başkanlığına ve her gruba yazılarımı gönderdim. Tapu almak için metrekareye 2 ile 4 lira arasında ödememiz gerektiğini söylüyorlar. Yeni bir yasayla yerlerimiz almamızı söylediler. Alalım ama 2577 lira dediler. Daha önceki siyasetçiler kanunun çıkmayacağını söylediler 2 köy için neden kanun çıkmasın ki? Bizim köyümüzden 2000 parsel yerimiz var, Kahvecioğlu köyünde de bir bu kadar parsel var. İki köy mağdur edildik.  Bunu 5 ila çarparsan 20000 kişi eder. Siyasetçiler bu konuyla ne kadar ilgileniyor onu bilmiyoruz. Bunu araştırdım.

TAPU KADASTRO BİZİM HAKLI OLDUĞUMUZU SÖYLEDİ

Bu soruna bir türlü çözüm bulamadıklarını ve tarımsal anlamda biçok teşvikten köylünün faydalanamadığını sözlerine ekleyen Sefer,

“Tapu Kadastro bizim haklı olduğumuzu söylüyor. Haklı olmamın bir yararı yok ki. Tapu kadastro genel müdürlüğündeki daire başkanı ile görüştüm. Diğer köyleri nasıl ölçtüyseniz bizim köyümüzde öyle ölçün dedim. Çok mağdur olduğumuzu söyledim. Bizim mahkemeye vermemizi söylediler tapuyu köylü mahkemeyle uğraşmak istemiyor. Köyümüzün milli emlaktan yüz 27 bin dönüm arazisi var ve bunu kullanamıyoruz. Hiç bir teşvikten yararlanamıyoruz. Yaşam alanı bırakmıyorlar bize. Köyümüzde hep emekliler kalkmış buna rağmen imece usulü çalışıp yardımlaşıyoruz köylümüzle.”

SEÇİM DEMOKRASİNİN GEREĞİ GÜZEL Bİ ŞEY

Köyde kendisinden başka adayların olduğu bilgisini de veren Sefer sözlerini şöyle tamamladı:

“Aday arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Seçim demokrasinin gereği ve güzel bir şey. İnsanlar bir şey yaparken bir çıta daha koyabilirim diye yapsınlar. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Önümde yapılacak işlerim var. Alt yapı projemi hazırladım ve son aşamaya geldi. İller Bankası aracılığıyla olacak. Alan büyük olduğu için kendi başıma yapma imkânım yoktu. Direklerimiz var değişecek,2800-3000 metre civarı yolumuz kaldı yapılacak. Bir keson kuyusu daha açmayı düşünüyorum. Köy ne kadar güzelse bizim yüzümüzün aynası oluyor. Ne kadar çok hizmet edersek bizde o kadar çok seviniyoruz. Hizmet güzel bir şey. 10 senedir muhtarım. Kimseyi üzmeden kırmadan beraber çay içerek muhabbet ederek geçirelim bu seçimi istiyorum. Aday olan arkadaşlarımı da tanıyorum onlarda beni tanıyor. Güzelce geçirelim bu seçimi. Güzel şeyler yapmak ve daha çok hizmet için yola devam ediyoruz.”

Share
957 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ